TÜM ÇALIŞANLAR İÇİN SAĞLIKLI VE GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI İSTİYORUZ!
[ GİRESUN’DA YAŞANAN SEL VE SU BASKINLARI YİNE CAN KAYIPLARINA NEDEN OLDU ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

19 EYLÜL 2020, CUMARTESİ   

40

GİRESUN’DA YAŞANAN SEL VE SU BASKINLARI YİNE CAN KAYIPLARINA NEDEN OLDU

    Yayına Giriş Tarihi: 24.08.2020 00:00   Güncellenme Zamanı: 24.08.2020 13:07:03  Yayınlayan Birim: ESKİŞEHİR ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 24.08.2020 13:06:55

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulumuzun Giresun`da yaşanan sel olayıyla ilgili yaptığı açıklama

GİRESUN`DA YAŞANAN SEL VE SU BASKINLARI YİNE CAN KAYIPLARINA NEDEN OLDU

Doğu Karadeniz Bölgesinde yağan yağmur yine sel ve su baskınlarına neden oldu. Taşan dereler cadde ve sokakları nehre dönüştürdü. Yol kenarlarında bulunan arabalar sürüklendi, menfezler çöktü, köprüler yıkıldı. Araçlar suya gömüldü, can kayıpları ortaya çıktı. Sürekli olarak yaşanan sel ve su baskınları bir kez daha tekrarlandı. İlk belirlemelere göre 17 yapı yıkıldı, yüzlerce yapı hasar gördü. Daha önce yaşananların bir kopyası bir kez daha tekrarlandı. Üzüldük fakat şaşırmadık.

Yıllardır sürdürülebilir, güvenli, yaşanabilir, afetlere hazırlıklı ve dirençli yaşam çevrelerinin oluşturulabilmesi için, afet tehlike ve risklerini dikkate alan bir anlayışın planlama sistemi ve yapılaşma süreci ile bütünleştirilmesi gerektiğini tekrarlayıp duruyoruz. Ayrıca bu yaklaşımın yeni yasal düzenlemelerle beslenip kurumsal bir yapılanmayla birleşmesi gerektiğini söylüyoruz.

Karadeniz Bölgesinin jeolojik yapısı, topoğrafyası ve iklim özellikleri her zaman doğal, teknolojik, biyolojik ve insan kökenli tehlikelerle karşı karşıyadır. Bu konumu nedeniyle geçmişte büyük ölçüde can ve mal kayıpları yaşanmıştır. Sel ve su baskınları, heyelan ve kaya düşmesi gibi sık yaşanan olaylar bazen de afetlere dönüşmüştür. Bu tehlikelere karşı yeni riskler yaratacak uygulamalardan uzak durmak gerekirken, yeni riskler oluşturacak uygulamalarla afetlere sürekli olarak davetiye çıkarılmıştır.

Afet Risk Yönetimi; olası tehlikelere karşı zararları azaltma, hazırlıklı olma, müdahale ve afet sonrası iyileştirme gibi önlemlerin alınmasını öngörmektedir. Bu kapsamda tüm tehlikelere karşı uygun kaynakların değerlendirilmesi için analiz yapma, planlama, karar alma ve değerlendirme süreçlerinin birlikte ele alınmasını zorunlu görmektedir. Açıkçası doğal ve teknolojik afetlere karşı bilime ve bilgiye dayalı bir strateji ve eylem planının oluşturulmasını ve titizlikle uygulanması kaçınılmaz olmaktadır.

Ülkemizde afet mevzuatı ve kurumları ne yazık ki mekansal planlama mevzuatı ve kurumlarından kopuktur. Bu kopukluğun giderilerek sorunları çözecek dirençli kentlerin oluşması da istenmemektedir. Oysa riskleri ön plana çıkarmak, risklerin önlenmesi ve olası zararların azaltılması çalışmalarına öncelik vermek modern afet yönetiminin alfabesidir. Günümüzde egemen olan anlayış, yalnızca afet sonrası kriz yönetimi ile sınırlı kalmaktadır. Giresun`da yaşanan afet sonrası İçişleri ve Çevre Bakanlarının bölgeye giderek, "yaranızı sarmaya geldik" demeleri bir kez daha tekrarlandı. Yaralar elbette ki sarılsın. Peki, yaşanan can kayıplarının acısını, evlere düşen ateşin söndürülmesini nasıl başaracaksınız. Yaraları ortaya çıkarmayacak, evlere ateş düşürmeyecek önlemler alınmalıdır.

Giresun ilimiz dahil olmak üzere;

-Dağlara ve kıyılara paralel olarak yapılan yol ve beton duvarlar yağan yağmur sularının denize ulaşmasını engelledikçe,

-Maden arama adı altında ormanlar yok edilip doğanın yapısıyla oynandıkça,

-Dere yataklarına ve üzerine binalar yapılıp af kapsamına alındıkça,

-Yaylalara yeni evler, otoparklar ve beton yollar yapılıp bitki örtüsü ve ağaçlar yok edildikçe,

-Vadileri bozan imar uygulamaları, derelerin doğal akışını engelleyen HES`ler yapıldıkça;

yağan yağmur derelerin taşmasına ve heyelanların oluşmasına sürekli olarak davetiye çıkaracak, can ve mal kayıpları oluşacaktır.

TMMOB İnşaat mühendisleri Odası olarak bir kez daha uyarıyoruz: Doğru olan yol, yaraların oluşmasını engellemektir. Risklere açık olan tehlikeleri ortadan kaldırıp riskleri gidermektir.
Yaşamını yitiren 8 insanımızın yakınlarına baş sağlığı ve sabır dilerken kaybolan 9 insanımız için de bir mucizenin gerçekleşme olasılığının olmadığını üzülerek belirtmek isteriz. 24.08.2020

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu


Okunma Sayısı: 5

Eskişehir Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır

   

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.