TÜM ÇALIŞANLAR İÇİN SAĞLIKLI VE GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI İSTİYORUZ!
[ YÖK BAŞKANI PROF. DR. YEKTA SARAÇ`A AÇIK MEKTUP ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

19 EYLÜL 2020, CUMARTESİ   

28

YÖK BAŞKANI PROF. DR. YEKTA SARAÇ`A AÇIK MEKTUP

    Yayına Giriş Tarihi: 25.06.2020 00:00   Güncellenme Zamanı: 25.06.2020 20:08:22  Yayınlayan Birim: ESKİŞEHİR ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 25.06.2020 20:08:48

Sınıfları ağzına kadar doldurarak ülkemizi afetlerden koruyamazsınız!

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe`nin, 27 Haziranda Yapılacak Üniversite Sınavı Nedeniyle İnşaat Mühendisliği Eğitimine Yönelik YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç`a ve Basına Gönderdiği Açık Mektup

 

Sayın Başkan,

27 Haziran 2020 Cumartesi günü Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı yapılacak. Özellikle Koronavirüsün yaratmış olduğu sıkıntılar bu sınavı daha da anlamlı kılıyor. Tüm gençlerimize öncelikle sağlık ve başarılar diliyoruz.

 

Sayın Başkan,

İnşaat mühendisliği mesleği can ve mal güvenliğini sağlayan bir meslektir. Sizin de içinde bulunduğunuz ve tüm öğrencilerin öğretim gördükleri binaların yapı güvenliği inşaat mühendisliği mesleğinin bilgi birikiminin bir ürünü olarak yapılıyor. Yapıların sağlam ve sürdürülebilir olması insan yaşamının en önemli güvenlik sorunudur. Toplumun hangi kesiminde bulunursak bulunalım, hangi mesleği yapıyor olursak olalım, inşaat mühendislerinin bilgi birikimlerinin ürünü olan yapılarda çalışıyor ve yaşıyoruz. 

 

Özellikle günümüzün Covid-19 Afetiyle amansızca mücadele eden sağlık emekçileri de inşaat mühendislerinin tasarladıkları ve hesaplarını yaptıkları binaların içerisinde çalışıyor ve hastalara can veriyorlar. Doktor ve diğer yardımcı personelin can güvenlikleri ve hasta iyileştirmek için kullandıkları tüm önemli araç ve gereçlerin korunması da inşaat mühendislerinin mesleki yetkinliklerine bağlıdır. Bu nedenle insanın can ve mal güvenliğinin korunması öncelikle inşaat mühendislerinin iyi bir eğitim sürecinden geçirilmiş olmalarına bağlıdır. Oysa bugün inşaat mühendisliği eğitimi olması gerekenin bir hayli uzağındadır.

 

Sayın Başkan, 

Ülkemizde son 100 yıl içinde çok önemli depremler yaşanmıştır. 100 binden fazla insanımız toprağa verilmiş, 700 bine yakın yapımız yerle bir olmuştur. Milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan yaralar ne kadar sarılırsa sarılsın, kaybetmiş olduğumuz canları geri getirmek mümkün değildir. Yakın bir geçmişte yaşamış olduğumuz önemli depremler var. 17 Ağustos 1999 Kocaeli-Gölcük Merkezli Depremde 17480 insanımızı toprağa gömdük. 12 Kasım 1999 Düzce Depremi, 1 Mayıs 2003 Bingöl Depremi, 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 Van Depremi gibi can ve mal kayıpları yaratan başka depremler de var. Geçtiğimiz 2019 yılının Eylül ayında Marmara Denizi`nde olan 5.8 büyüklüğündeki deprem bile okulların hasar görmesine neden oldu. Yine 24 Ocak 2020 tarihinde 6.8 büyüklüğünde Elazığ-Sivrice depremini yaşadık ve 41 insanımızı kaybettik. Yapılar önemli ölçüde hasar gördü. Sık aralıklarla 7.00 ve üzeri büyüklükte can ve mal kayıpları yaratan depremler yaşamaktayız. Bilinmesi gerekir ki yakın bir gelecekte olacağını bildiğimiz İstanbul Depremi altından kalkamayacağımız acı sonuçlar doğuracaktır.

 

Ülkemizde, İnşaat Mühendisleri Odasına kayıtlı 125 bin, odamıza kayıtlı olmayan yaklaşık 25 bin inşaat mühendisi ile birlikte 150 bin inşaat mühendisi bulunmaktadır. İnşaat mühendislerinin toplam nüfusumuza oranı 1/550. Yani 550 insanımıza bir inşaat mühendisi düşmektedir. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar fazla inşaat mühendisi yoktur. Bu oran dünyanın birçok ülkesinde 1/1250`dir. 

 

Açıkçası İnşaat Mühendisliği Lisans Programlarının kontenjanlarının yüksek olması, bu sayının giderek artmasına neden olmaktadır. Artık her yıl 10 binden fazla inşaat mühendisi aramıza katılmaktadır. Sayılar bu kadar fazla iken, üniversitelerimizde kaliteli ve iyi bir eğitim vermek kolay değildir. Bir yandan da mezun olan inşaat mühendisleri iş bulma konusunda büyük zorluklar yaşamaktadır. Bu durum İnşaat Mühendisliği Lisans Programlarının tercih edilmemesine ve tercih eden öğrencilerin başarı sırasının her geçen yıl daha da gerilemesine neden olmaktadır. Tüm bunlara ülke ekonomisindeki durgunluk ve devletin istihdam politikaları eklendiğinde sorun daha da büyümektedir. 

 

Sayın Başkan,

Yükseköğretim Kurumu (YÖK), istenilen kalitedeki eğitimi, istenildiği şekilde öğrenciye vermek ve iyi eğitilmiş mezunlar yetiştirebilmek amacıyla bazı lisans programları için başarı sıralamaları belirlemiştir.  ÖSYM`nin yapmış olduğu sınavın sonucuna göre Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi lisans programları sırasıyla en düşük 50 bininci, 80 bininci ve 100 bininci sıralamadaki öğrencileri kabul etmektedir. Oysa can ve mal güvenliği ve ülke ekonomisi ile birebir ilişkili olan İnşaat Mühendisliği Lisans Programları en düşük 300 bininci sıralamadaki öğrenciyi almaktadır. Yani İnşaat Mühendisliği mesleği, YÖK tarafından en düşük sıralamadaki öğrencileri alan bir meslek haline getirilmiştir. 

 

İki yıl önce YÖK`le yapmış olduğumuz görüşmelerde 240 bin olan barajın 100 binlerden daha aşağılara çekilmesini talep etmiştik. Ne yazık ki başarı sıralaması daha da düşürülerek 300 bine çekilmiştir. 

 

Üstelik Vakıf Üniversiteleri Yükseköğretim kurumları senato kararı ile söz konusu başarı sırasına ilişkin daha üstte bir sıra belirleyebilmektedir.

 

Bu durumun sonucu olarak İnşaat Mühendisliği Lisans Programlarında istenilen kalitede bir eğitim verilememektedir. Geçen seneki (2019) yerleştirme sonuçlarına göre, İnşaat Mühendisliği Lisans Programlarına yerleştirilen öğrencilerin en yüksek ve en düşük Alan Yeterlilik Testi (AYT) netlerine göre; Türkçe normal öğretim veren devlet üniversitelerine yerleşen son kişinin en düşük net sayısı matematik için 40 soruda 2.0, fizik için 14 soruda -0.5, kimya için 13 soruda -1.0 ve biyoloji için 13 soruda -0.5`tir. İnşaat Mühendisliği Lisans Programları yapan okullara girişte, lisans eğitimine başlayan bir öğrencinin, temel bilgi, beceri ve davranış eksiklikleri, İnşaat Mühendisliği Eğitiminin verimli bir şekilde uygulanmasını önemli ölçüde engellemektedir. 

 

YÖK tarafından Tıp Lisans Programlarına getirilen en düşük 50 bin başarı sıralaması sonucunda bu programlara yerleştirilen öğrencilerin en yüksek ve en düşük AYT netleri Türkçe olarak öğretim veren Devlet Üniversiteleri`ne yerleşen son kişinin en düşük net sayısı matematik için 40 soruda 27, fizik için 14 soruda 6.5, kimya için 13 soruda 7.2 ve biyoloji için 13 soruda 6.8`dir.

 

Tıp Lisans Programlarına getirilen en düşük 50 bin başarı sıralaması nedeniyle oluşan en düşük AYT netleri ile İnşaat Mühendisliği için belirlenen en düşük 300 bininci başarı sıralaması nedeniyle oluşan durum oldukça düşündürücüdür. Bu sonuçlar, ne İnşaat Mühendisliği Mesleğinin ne de bu meslek sayesinde evlerinde güvenli bir şekilde oturmaları gereken halkımızın hak ettiği bir durum değildir. Bu nedenle, belirlenen en düşük 300 bininci başarı sıralaması kabul edilemez. 

Sayın Başkan,

Yukarıdaki tablo, inşaat mühendisliği mesleği bakımından kara bir tablodur. Canımızı ve malımızı emanet edeceğimiz inşaat mühendisliği eğitiminde olmazsa olmazlar vardır. YKS sonucunda 2 matematik sorusu yapıp, fizik ve kimya sorularında eksi puan alan öğrenciler inşaat mühendisi yapılamaz. 

 

Ayrıca yetkin ve yeterli sayıda olması gereken akademik kadro, laboratuvar olanakları, öğrencilerin staj imkanları ve öğretim yapılan mekanların fiziki şartlarının uygun olması gerekir. Ne yazık ki apartmandan bozma binalarda inşaat mühendisliği öğretimi yapılmaktadır. Birçok bölüm ve programda profesör ve doçent gibi öğretim elemanları hatta yardımcı doçentler bulunmamaktadır. İnşaat mühendisliği eğitiminde alınması gereken zorunlu dersler, lisans düzeyinde bile onun eğitimini almamış olanlar tarafından verilmektedir. Bu eğitim şartlarının sonucu olarak verilmiş olan diplomalar, teknisyen eğitiminde bile verilmemelidir. Açıkçası inşaat mühendisliği eğitiminin giderek daha da niteliksiz bir hale gelmesi, ülkemizin sık sık yaşamış olduğumuz afetlerin acı sonuçlarını daha da artıracaktır.

 

Elbette ki her meslek değerlidir. En değerli meslek insanlarının canları ve mallarının korunması inşaat mühendislerinin mesleki yetkinlik olarak çok daha donanımlı olmalarına bağlıdır. İnşaat Mühendisliği Bölüm ve Programları, üniversite önlerinde bekleyen öğrencilerin sayısını azaltmak için kontenjanların artırıldığı yerler olamaz.

 

Aynı üniversitenin inşaat mühendisliği bölümüne ilk sırada giren öğrencinin başarı sıralaması ile son sırada giren öğrencinin başarı sıralaması arasında 164.099 gibi bir fark varsa, o sınıfta ciddi bir problem var demektir.  

 

Sayın Başkan,

İnşaat Mühendisliği eğitiminde var olan sorunların sürmesi ve kontenjanların yüksek tutulması halinde ülkemizin yaşayacağı afetlerin önemlice bir kısmının sorumlusu olacaksınız. Ülkemizin geleceği ve insanlarımızın can güvenliğinin sağlanması bakımından bu yükü daha fazla taşıyamayız.

 

İnşaat mühendisliği bölüm ve programlarına son sıradan kayıt yaptıracak olan öğrencilerin 40 matematik sorusunun en az 25`ini, 14 fizik sorusu ile 13 kimya sorusunun ise en az yarısını cevaplamış olmaları gerekir. İnşaat mühendisliği doğadan kaynaklanan fiziksel olayların zararlarını en aza indirerek insanlara yaşama konforu sağlayan bir meslektir. Mesleğimizle ilgili yeni bir farkındalık yaratmak, sorumluluk noktasında olanların ertelenemez bir görevidir. İnşaat mühendislerinin en ufak ihmal ve bilgisizliğinin yeni yaralar açacağı unutulmamalıdır. Tüm sağlıkçıların içinde çalışmış oldukları binaların matematiğini inşaat mühendislerinin yapmış olduklarını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

 

Hiçbir kimsenin, hiçbir kurumun var olan sorunlara yokmuş gibi bakmaya hakkı yoktur. Yükseköğretim Kurulu`nun, kendi can güvenliklerini bile sağlamak zorunda olan inşaat mühendisliği mesleğini değersizleştirmeye ise hiç hakkı olmaması gerekir.

 

İnşaat mühendisliği mesleği ile ilgili olarak yapmış olduğumuz değerlendirmenin şahsınız ve kurulunuz tarafından dikkate alınacağını ummak istiyoruz.

 

Bu nedenle yapmış olduğumuz değerlendirmeyi bilgilerinize önemle sunuyor, 27-28 Haziran günlerinde sınava girecek olan öğrencilerimize önce sağlık sonrada başarılar diliyoruz.

Saygılarımızla. 25.06.2020

 

Cemal GÖKÇE

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı     


Okunma Sayısı: 61

Eskişehir Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır

   

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.