NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ GELENEKSEL ODA YEMEĞİ VE PLAKET TÖRENİMİZ GERÇEKLEŞTİ. ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

20 TEMMUZ 2019, CUMARTESİ   

9

GELENEKSEL ODA YEMEĞİ VE PLAKET TÖRENİMİZ GERÇEKLEŞTİ.

    Yayına Giriş Tarihi: 25.12.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 25.12.2018 20:38:24  Yayınlayan Birim: ESKİŞEHİR ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 26.12.2018 10:45:38

İnşaat Mühendisleri Odası`nın 64. kuruluş yıldönümünde her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz Oda Yemeği ve Plaket Törenimiz 22 Aralık 2018 tarihinde Anemon Otel`de gerçekleşti.

İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi olarak her yıl olduğu gibi bu yılda İnşaat Mühendisliği mesleğinde 50, 40 ve 25 yıllık meslektaşlarımızı Onur Belgesi, Hizmet Belgesi ve Plaketleriyle ödüllendirdiğimiz Geleneksel Oda Yemeği ve Plaket Töreni`mizi gerçekleştirdik.

 

 

Kuruluşumuzun 64.Yılında plaket alan üyelerimizi gönülden kutluyor, gecemize bizzat katılan Eskişehir Milletvekillerimiz Sn.Utku ÇAKIRÖZER, Sn.Jale Nur SÜLLÜ ve Sn. Arslan KABUKÇUOĞLU`na, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Sn.Prof.Dr.Yılmaz BÜYÜKERŞEN`e, Tepebaşı Belediye Başkanı Sn.Ahmet ATAÇ`a, Odunpazarı Belediye Başkanı Sn.Kazım KURT`a, Çifteler Belediye Başkanı Meslektaşımız Sn. Metin ÖZEN`e, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Sn.Metin GÜLER`e, ESOGÜ İnsaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Sn. Prof. Dr. Mizan DOĞAN`a, İnşaat Mühendisleri Odası Sayman Üyesi Sn.Bülent ERKUL`a, Onur Kurulu Üyesi Sn.Fercan YAVUZ`a, Onur Kurulu Yedek Üyesi Sn.Rıza ARSLANBAY`a, Denetleme Kurulu Üyesi Sn.İnci Şensarı ŞENTUNA`ya, Danışma Kurulu Üyesi Sn.Müberra ÇETİNKAYA`ya, TMMOB`ye bağlı Odalarımızın Başkan ve Yöneticileriyle birlikte tüm meslektaşlarımıza ve geleceğimizin teminatı Genç-İMO`ya teşekkür ederiz...

Gecede Şube Yönetim Kurulu Başkanımız Deniz Kılıç bir konuşma yaptı.

"Sayın Milletvekillerim,

Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım,

Sayın Odunpazarı Belediye Başkanım,

Sayın Tepebaşı Belediye Başkanım,

Sayın Çifteler Belediye Başkanım,

İnşaat Mühendisleri Odamızın Merkez Yönetim Kurulu, Onur Kurulu, Denetleme Kurulu, Danışma Kurulunun Sayın Üyeleri,

Eskişehir Teknik Üniversitemizin Saygıdeğer Rektörü,

Mühendislik Fakültelerimizin Saygıdeğer Dekan ve Bölüm Başkanları,

Sayın Ticaret Odası Başkanım,

TMMOB`ye bağlı Meslek Odalarımızın Saygıdeğer Başkanları ve Değerli Yönetici dostlarım,

Basınımızın değerli temsilcileri,

Değerli meslek büyüklerim, meslek arkadaşlarım, değerli konuklar ve ülkemizin ümidi sevgili gençler,

İnşaat Mühendisleri Odamızın 64. Kuruluş yıl dönümüne hoş geldiniz. Hepinizi İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu ve şahsım adına saygı, sevgi ve dostlukla selamlıyorum.

SEVGİLİ MESLEKTAŞLARIM VE DEĞERLİ KONUKLAR

Bugün Odamızın kuruluş yıl dönümü yemeği ile birlikte meslekte 50., 40.  ve 25. Yılını dolduran üyelerimizin plaket törenini gerçekleştireceğiz. İnşaat Mühendisleri Odasının, yıllardır geleneksel olarak düzenlediği kuruluş yıldönümü gecelerinde, eğlence ve meslektaşlarımızın özlem gidermesinin dışında, diğer bir geleneği de dünyada, ülkede, şehirde ve meslekte olup bitenlerin dile getirildiği bir toplantı olmasıdır. Şube yönetimi olarak da göreve geldiğimiz şubat ayından günümüze kadar, etrafımızda olup bitenlere inşaat mühendisliği penceresinden bir göz atalım.

                DEĞERLİ DOSTLARIM,

Bildiğiniz üzere dünyada büyük bir güçler arası savaş ve demokrasi adı altında, toplumlar üzerinde soykırıma varan büyük katliamlar yapılmaktadır. Bunun sonucunda ise milyonlarca masum insan hayatını kaybetmiş, kitlesel göçler meydana gelmiştir. Ülkemiz bulunduğu konum itibari ile bu trajedilerin tam ortasında kalmıştır. Ne yazık ki siyasilerimizin tercih etmiş olduğu yanlış dış ve iç politikalar sonucunda, yaşanılan acılara çözüm noktasında yanlış adımlar atılmıştır. Oysa ki ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK` ün dediği gibi ‘`YURTTA SULH CİHANDA SULH`` felsefesi ışığında ilerlenebilseydi, uygulamaya geçirilebilseydi, bu kadar acılar yaşanmayacak ve kazanan başta insanlık olmak üzere tüm komşularımız ve ülkemiz olacaktı.

SAYGIDEĞER KONUKLAR,

Yıllardır olağanüstü günler yaşadık ve halen yaşamaktayız. Günümüzde toplumumuz üzerinde dayatmalar, haksızlıklar, zorlamalar, adaletsizlikler ve tarifi imkânsız uygulamalara şahit olduk. Demokrasi ve özgürlük için yapmış olduğumuz bütün söylemlerin karşısında, baskı ve engellemeler ile karşı karşıya bırakıldık. Mevcut iktidarın ayakta kalmak için yapmış olduğu kutuplaştırma ve ötekileştirme politikalarına karşı, Parlamenter Demokrasiyi, Cumhuriyetin kazanımlarını, laikliği vazgeçilmez olarak gören, toplumsal bakış açısına sahip, her siyasi anlayıştan değerli meslektaşlarım ile bu gecede bir kez daha gür bir sesle söylüyoruz ‘`BİRİZ VE BERABERİZ``.

DEĞERLİ DOSTLARIM,

Şu anda TBMM`de bütçe görüşmeleri yapılıyor,

Katrilyonlar, milyonlar, yatırımlar, paralar, oranlar, kıyaslamalar hepsi konuşuluyor ama bu bütçede insan yok, vicdan yok, insanımızda mutluluk yok, derde derman yok. Bu ülkede naylon çadırda yatan ve yanarak ölen inşaat emekçilerini, ekonomik krizden dolayı işsiz kalan mühendis ve mimarları, batan müteahhitler yüzünden mağdur olan vatandaşı dile getirecek mecra yok.

 Ancak bu ülkede kendi insanına vicdanlı davranmayıp başka ülke vatandaşlarına çıkar gözyaşı döken anlayış var.

 Bütün bunlara rağmen, geleceğe dair umudumuzu yeşerten, bu şehrin sokaklarında sopalarla dövülerek öldürülen Ali İsmail KORKMAZ` ların Yürekli ve yiğit duruşları var. Şerefi ve vatanı için hayatına son veren Ali TATAR` ların ışıkları var.

 DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM,

Dünya ve ülke sorunlarımız dışında, şehrimizin gün geçtikçe kronikleşen sorunlarından biri olan Eskişehir Tepebaşı Bölgesi Alpu Ovamıza Kömürlü Termik Santral yapımı planlanmaktadır. Alpu ovamız, 12 ARALIK 2016 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 21 OCAK 2017 tarihinde Büyük Ova Koruma Alanı olarak Resmî Gazetede tescillenmiştir.

Buna karşın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bölgemizde kömür rezervlerinin bulunduğu ve elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla Alpu Ovamıza Kömürlü Termik Santral yapımı için onay vermekte ve tarım arazilerinin yok olmasına aracı olmaktadır.

Alpu Ovamızda tarım dışında dünyanın en kaliteli ve şehrimizin simgesi olan lületaşı ocakları bulunmaktadır. Yapılması planlanan Kömürlü Termik Santral ile tarımın dışında lületaşı da yok olma tehlikesi altındadır.

Yapılan araştırmalar sonucunda Kömürlü Termik Santrallerin bulunduğu bölgelerde hava kirliliğinin beraberinde de kanser vakalarının arttığı bilimsel verilerle ortaya konulmaktadır.

Santralin soğutma suyunun yeraltından ve Gökçekaya barajından sağlanacağı söylenmektedir. Gökçekaya barajının termik santralden daha düşük kotta olması ve mesafenin çok uzak olması sebebiyle ekonomiklik noktasında da şüphe uyandırmaktadır.

Sonuç olarak Kömürlü Termik Santrallerin doğaya, habitata, yeraltı oluşumlarına, insan sağlığına olumsuz etkileri olacağı aşikardır. Alternatif yenilebilir enerji kaynakları kullanılması daha doğru olacağı bilimsel verilerle TMMOB tarafından ortaya konulmuştur.

Eskişehir halkı ve gelecek nesillerimizin yaşam hakkı noktasında İMO olarak mücadelemizi ısrarla sürdürmeye devam edeceğiz.

Yaşanabilir şehirler arasında Dünyada üst sıralarda ve örnek alınan kentimizin yapılması planlanan kömürlü termik santralle mahvedilmesine ASLAA izin vermeyeceğiz. Güzel Eskişehir`imizi kaderiyle başbaşa bırakmayacağız.

DEĞERLİ KONUKLAR,

Kamuoyunun aydınlatılması gereken noktalardan biri de Atatürk Stadının eski yerinin nasıl bir mücadele ile bugünkü haline geldiğidir.

                Eski stadın yerinde kalması, daha yüksek kapasiteli olarak dünya standartlarında mevcut alana yapılması, insanların her alternatif ile kolayca ulaşmasının doğru olacağı İMO tarafından bilimsel olarak kanıtlandı.

                Bu konuda İMO, önünde kent meydanı olan, maç günleri dışında pek çok sosyal etkinliğin yapılacağı, 365 gün halk tarafından kullanılacak stadyum projesi geliştirdi.

Hiçbir alt yapı gerektirmeyen bu seçeneğin çok ekonomik olacağı da ispatlandı. Ancak şu an şehirde yaşamayan zamanın bürokratları ve yöneticileri, tüm bilimsel gerçeklere rağmen 70 milyon dolar harcayarak, senenin yirmi günü kullanabildiğimiz, ulaşırken zorlandığımız bugünkü stadı inşa ettiler. Aynı yöneticiler mevcut stadyum alanını da konut + ticaret fonksiyonlu olarak yapılaşmaya açmak için TOKİ`ye devir etmek istediler. Bu durumu öğrendiği andan itibaren duruma müdahil olan ve kamuoyu yaratan İMO` nın çabaları sayesinde Atatürk Stadyumunun yerinde yoğun ve plansız yapılaşma önlenmiştir. Kent belleğinin yok olması açısından stadyumun yerinde dönüşmemesi içimize sinmese de bugün gelinen durumu kötünün iyisi olarak değerlendiriyor ve bu alanda yapılacakları yakından takip ediyoruz.

İMO, yıllardır, dönüşen kamusal alanların, dönüşüm sonrası da kamu yararına fonksiyon yüklenmesini savunur ve bunun için mücadele eder. Şeker Fabrikasının tarlalarının, Kent Park`a dönüşmesinde de, tren yolunun yer altına alınmasında da bu görüş doğrultusunda hareket edilerek müdahil olunmuş ve sonuçta hep toplum kazanmıştır. Bundan dolayı da gururluyuz. Önümüzdeki seçimleri kim kazanırsa kazansın, yapılacakları ve kentimizi aynı anlayışla izleyip, toplum yararına müdahalelerde bulunacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

SEVGİLİ MESLEKTAŞLARIM,

 İçinde bulunduğumuz ekonomik krizin meslek alanımıza etkisi, bize gösterilenden çok büyüktür. Ülkenin içerisinde bulunduğu krizin yükünü emekçilere ödetme isteği ve işgücünün ucuzlatılması sonucu özellikle yeni mezunlarımızı etkileyen ciddi bir işsizlik sorunu vardır.

Ücretli çalışan Meslektaşlarımızın, ekonomik koşulları, çalışma yaşamı ve sosyal hayattaki güncel sorunlarının çığ gibi büyüdüğünü ve bu sorunlara çözüm bulma konusunda hiçbir adımın atılmadığı da bir gerçektir.

Odamız denetimlerinin kaldırılması sonrasında, Sermayenin ve acımasız piyasa koşullarının insafına bırakılan proje üreten üyelerimizin durumu ise içler acısıdır. Mezuniyetinin ertesi günü gökdelen projesi yapmaya kalkanlara ve 365 günde 200 proje yapanlara daha doğrusu imzalayanlara hiçbir yaptırımın olmadığı, tam anlamı ile adına layık serbest !! Alana döndü proje işleri.

Sat-yapcı müteahhitlerin çoğu, yapı denetim şirketlerine kendilerini denetletmemek için para verdiklerini, denetçi mühendisleri de belediyedeki iş takipçisi olmadığını öğrenemediler.

Böyle bir düzeni yaratan yöneticilerin, YHT hatlarında sinyalizasyonun şart olmadığını savunması da çok şaşırtıcı değildir. Ülkenin bu ortamında en güvenli ulaşım şekli olan demiryollarında, bir yılda iki kez ölümlü kazaların olması sıradan bir olay haline geliyor ne yazık ki. İMO` nın bu denetimsizlikle ilgili uyarıları ise kimse tarafından duyulmuyor.

Bunun çözüm yollarını yıllardır söylüyoruz. Doğruyu tekrar etmenin de kimseye zararı yoktur. Tekrar ifade edelim.

İnşaat mühendisliği eğitimi veren programların sayısı 170 i bu programlara her yıl alınan öğrenci sayısı ise 13.000`ü aştı. Odaya kayıtlı üye sayımız 130 bine yaklaşıyor. Dört hoca ile dört yüz öğrencinin öğrenim yaptığı üniversiteler açmaktan vazgeçelim artık.

Böyle bir öğretimin doğal sonucu olarak ülkemizdeki ortalama mühendislik kalitesinin iyi olduğunu söylemenin mümkün olmadığı beş yıl önce bu kürsüden dile getirildiğinde şubemizin o dönem yöneticileri eleştiri bombardımanına tutulmuştu. Bitişiğinde kazı yapılırken veya kendiliğinden yıkılan binaların hızla artması bu durumun çok acı bir göstergesidir.

Toplumun can ve mal güvenliğini direkt ilgilendiren bir mesleğe ait eğitimin tekrar gözden geçirilerek mutlaka düzeltilmesi ve meslektaşlarımızın insan onuruna yakışan ortamlarda iş ve aş bulması için çaba gösterilmelidir.

Bunun çözüm yolu da yeri de bellidir aslında. Bizim için Mezuniyet sonrası eğitimin, gelişmenin, dayanışmanın ve örgütlülüğün tek adresi İMO` dur. Anayasal birer kurum olan TMMOB bileşenlerini sırf sizden farklı düşünüyor diye süreç dışına itmek, kapatmak veya sindirmek sorunu asla çözmez, daha da büyütür.

 

DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM 

Yazın tozunda, kışın ayazında son derece güç koşullarda çalışmamıza ve tüm olumsuzluklara rağmen modern Türkiye`nin mühendisleri olarak güzel bir gelecek inşa etme konusundaki inancımızı hiç kaybetmedik. Her alanda olduğu gibi, bizim işimizde de başarı için bilgi, deneyim ve meslek sevgisi temel koşuldur. Bugün meslekte 25, 40 ve 50. yıllarını dolduran arkadaşlarımızın başarısında bunun izlerini görüyoruz. Ülkenin kalkınması için büyük emekler veren bu deneyimli meslektaşlarımızı ve onlara koşulsuz destek verip her türlü fedakârlıkta bulunan saygıdeğer eşlerini yürekten kutluyorum.

Esenlikler dileğiyle, tekrar hoş geldiniz diyor, saygılar sunuyorum."




Okunma Sayısı: 102

Eskişehir Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır